ucu bucağı olmayan bir su birikintisindeyim, su o kadar berrak ki parlıyor masmavi. ayaklarım suda adım attıkça su dalgalanıyor ve yayılıyor, büyüyor. uzayıp gidiyor. sonunu göremiyorum.
gittikçe daha da büyüyor etrafıma bakıyorum hiç birşey yok ne bir ada ne bir şey. yalnızlığım da büyüyor dalga ile beraber.
Tek Başıma Çaresiz Gülümse sen yine gülüm Yarınlara ümitlerle bak. Gel gönlümün sultanı sefalar olsun yüreğime.
Yarınsa öleceğim gün Yanınsa olacağım yer tamam. Sen benimle olmadıkça hatıralar neye yarar ?
Kaderse yaşadıklarım İnsan kaderini kendi yazmalı. Hep yalanlar için mi doğar batar bu güneş ?
Hayat zor bir tanem aldatıyor insanı Bana sor bir tanem sensiz geçen günleri.
Sen bu sevişmelere bir son ver Gülüm sona bire şeyler kalsın. Sen yaşadıklarını da hisset Yaşattığın da tad alsın.
Gençliğimle ayaktayım tek başıma çaresiz Bu yaşımda meraktayım gönlümde tek paresiz. Zaman ölümden hızlı Ben ona yenildim Ama son bir sözüm var sana Gözlerine iyi bak benim yerime gülüm.
SEN ... BEN
Ben seni seviyorum
Sen gezmeyi,senin hep gittigin yere
Ben hiç gidemiyorum
Öylece durmayi seviyorum ben
Durup ardindan bakmayi
Sen yürümeyi seviyorsun ama arkana bakmadan
Yaprak seviyorum ben yaprak
Kuru yas ayirmadan
Sen ezmeyi seviyorsun neye bastigina bakmadan
Ceyhun YILMAZ
06.06.2005 de gelmiş mail olarak, eski defterler karışınca anlamları da çıkıyor ortaya ...
Bir gün bir veli akıl hastahanesinin önünden geçer, orada görevlinin biri havanda birşeyler dövmektedir.
Ne yapıyorsun diye sorar, "deliler için ilaç yapıyorum" der görevli.
Benim için de bir ilacın var mı diye sorar veli, görevli de hastalığını sorar.
Hastalığını söylersen belki bi çaresini buluruz...
Benim hastalığım günah hastalığıdır der veli.
Bende olmaz der görevli, bizde sadece deliler için ilaç bulunur.
tam dönerken, uzaktan bir deli seslenir,
- gel senin ilacın bendedir.
şaşırarak gider veli, ALLAH'ın işi bu belli olmaz kim akıllı kim deli.
Günah Hastalığının İlacı
Tevbe kökü ile istiğfar yaprağını karıştır. Kalp havanında tevhit tokmağı ile döv, İnsaf eleğinden geçir. Göz yaşı ile yoğur, Aşk fırınında pişir. Sabah akşam bol miktarda ye. O zaman göreceksin senin hastalığından eser kalmayacaktır...
Hikayeyi bizimle paylaşan Orhan KALKAN abimize teşekkürler.